top of page

Nilüfer - Bir Vebali Taşırken Üzerine

Nilüfer Bir Vebali Taşırken Zeynep Melda Güler
NİLÜFER Bir Vebali Taşırken | Zeynep Melda Güler

En mükemmel şarkılarımın arkasına sözlerini bırakarak bana suç ortaklığı eden sevgili yazar arkadaşım Zeynep Melda Güler'in üçüncü kitabı olan "Nilüfer - Bir Vebali Taşırken", yakın zamanda kitapyurdu.com sitesinde yerini aldı.

Yazıya başlamadan önce şunu söylemek isterim: Kitabın ilk sayfalarındaki yazar notundan da anlaşılacağı üzere bu eser, yazarın edebi yolculuğunda kurduğu o disiplinli zincirin en güçlü halkası. Bipolar Altında Hikâyeler - Opia kitabında kıyısından geçtiğimiz Nilüfer karakteri ve Eksik Sayfa romanından tanıdığımız Tevfik, bu kitapta derinleşerek yine başrole yerleşiyorlar.

Özellikle ilk kitapta rastladığımız "Öğretmen" adlı hikâyenin de burada karşımıza çıkması yazarın karakterlerine ne kadar sadık kaldığının ve kurgusal evrenini ne kadar sağlam temeller üzerine kurduğunun bir kanıtı. Yazar, keskin zekasıyla öyle bir işlemiş ki konuyu; diğer kitapları okuyanlar için tanıdık bir dostla karşılaşma hissi yaratırken, hiç okumamış olanlar için de bıraktığı ufak notlarla hikâyeyi tamamen anlaşılır kılmış. Yine de bu derinliğe tam vakıf olmak için diğer kitapları da listeye eklemek isteyeceğinize eminim.

Nilüfer'in hikâyesinde neler olup bittiğine gelirsek; yazarın önceki kitaplarından aşina olduğum o derin psikolojik analizler, bu kez geçmişin hayaletleri ve sarsıcı bir yüzleşme temasıyla karşımıza çıkıyor. Nilüfer, otuz sekiz yıl önceki "kendisiyle" bugünkü vicdanı arasında sıkışmış bir kadın. Yıllardır bir sır gibi sakladığı, üzerini örttüğü bir vebalin bedelinin ödenip ödenmediğini sorgularken, o vebale ortak olan bir adamı ararken buluyor kendisini. Zihnindeki o sis bulutu ve dağılma hissi öyle sahici ki, karakteri bizzat içselleştiriyorsunuz.

Tevfik ise Eksik Sayfa'da yaşadığı o büyük travmanın ardından, şehir değiştirmiş ve sakin bir hayat sürmeye çalışarak korkularıyla, suçluluklarıyla baş etmeye çalışan bir psikiyatrist. Nilüfer'in kendisini bulmasıyla ve aldığı o haberle birlikte, iç dünyasındaki katılaşmış duvarlar yavaş yavaş yıkılmaya başlıyor.

Kitabın ruhunu şu sarsıcı alıntı çok iyi özetliyor:

"Hayatı anlamak mümkün değil benim için. Gençlikte hoyratça harcanan tüm duygular, hatta vicdan bile, yaşlandıkça ödenemez borçlara dönüşüyor. Niye?" (S. 178)

Romanın dili akıcı ve tertemiz. Özellikle zaman sıçrayışlarında gösterdiği ustaca anlatım, sizi bir film izliyormuşsunuz gibi alıp götürüyor. Nilüfer, bir oturuşta okunacak bir "arayış" romanı gibi görünse de aslında her cümlesinde okuru kendi vicdanına bakmaya zorlayan bir eser. Hikâye boyunca "Vebal nedir?", "Geçmişten kaçmak mümkün müdür?" ve "Affetmek kendimiz için mi yoksa başkası için mi yapılır?" soruları peşinizi bırakmıyor.

Eğer psikolojik derinliği olan, karakterlerin birbirine görünmez iplerle ve veballerle bağlı olduğu bir kurgu seviyorsanız, bu kitaplarla mutlaka tanışın. Zeynep Melda Güler’in bu son eseri için; giderek ustalaşan kaleminin en olgun meyvesi diyebilirim.

Yazarın dünyasına daha yakından bakmak isterseniz, daha önce kaleme aldığım "Bir Tanışma Hikâyesi", "Bir Mobbing Davası" ve "Bipolar Altında Hikâyeler Devam" adlı yazılarımı da inceleyebilirsiniz.

Aşağıya Zeynep Melda Güler'i ve kitaplarını merak edenler için link bırakıyorum.

Melih Ş. Özgür






Yorumlar


bottom of page