HOŞÇA KAL ÜLKESİ- BİR ŞARKININ DOĞUŞU
Blogumuzun çiçeği burnunda yazarı Müteferriç'i şarkılarıma yaptığı beni benden alan yorumlarıyla tanıdım. Yazdığı birkaç satır yazabileceklerinin habercisi olarak beynimde yer işgal ederken, gördüğüm potansiyeli öyle başıboş bırakacak değildim. Aylarca süren ısrarlarımı, beceremeyeceği çekincesiyle geçiştirip durdu. Lakin benim inadımın boyutlarından bihaber yazar adayımız eninde sonunda benim ileri görüşlülüğüme teslim olarak beni haklı çıkaran muhteşem ilk yazısını yayınladı.
İşte burada: https://www.nightcallink.com/post/muzik-ve-insan
Velhasıl inadım inandığımdandı.
Ön bilgilendirmeyi de yaptıktan sonra yazının sonuna eklediğimiz şarkının üretim hikayesinden bahsetmeye sıra geldi. Yine sevgili Müteferriç'in başının etini yediğim sıradan bir günde yaklaşık birkaç ay öncesi olması lazım; "Al bunu da azıcık beni rahat bırak," içsesiyle bana minik bir yazı gönderdi:
"Şehri inşa ederken insan ruhun yıkımını gerçekleştirir bir yandan da. Zaten çağın hissedilmiş yalnızlığı kalabalık arttıkça insan ruhuna daha yoğun işler ve hissedişle birlikte kalabalıklarda insan kendi tenhasında kendi sorgusunda kendine hüküm verirken bulur kendini hem de acımasız bir mahkeme kurarak içinde. Oysa her gün yollarda otobüslerde yan yana geldiğimiz nice insan vardır birbirine dokunmak isterken içten içe birbirinden uzak kalan mesafeli ruhlar . Her gün yüzlerce yüzle karşı karşıyayken hiç birinin göz renginden bile haberimiz olmaz... Onca yol alırken içimiz hep bir hoşça kal ülkesi..
İnsan hep bir yere yetişme çabasındayken her şeye geç kalmışlık hissini nasıl bu kadar benimseyebilir ki... Bir şehri inşa ederken nice kalp yıkıyoruz, kim bilir?.. Çocukluğumuzda bize öğretilen bir insan gönlünü yıkmak Kabe'yi yıkmaktan gibidir fikrine rağmen..."
Dedim bundan şarkı olur. İnanamadı. Olurdu olmazdı derken sonuç:
Ruhumu yıkarak ellerimle
Bir şehir inşa ettim göz önünde
Kalabalıklaştıkça yalnızlaşan
Yanılan bu çağın üzerinde
Onlar yaşarken sokaklarımda
Ben kendi tenhamda sorgularla
En acımasız yargıç vicdanımla
Hüküm verdim yalnızlığıma
Oysa her gün yürürken yollarda
Otururken otobüste yan yana
Ne çok insanlar gördüm
İsteyip de dokunamayan birbirine
İçten içe uzak kalan
Ruhlarımız hep mesafeli
Karşılanan bakışlar da yalan
Bilinir değil gözlerimizin rengi
Adımlarımız onca yolu alırken
İçimiz hep bir hoşça kal ülkesi
Bir yerlere yetişmeye çalışırken
Her şeye geç kalmışlık hissi
İnşa ederken şehirlerimizi
Nice kalpler yıkıyoruz bihaber
İnsan gönlünü yıkmak halbuki
Kabe'yi yıkmak gibi bilmeyiz mi
Şiir haline gelen yazımızı, dertlilerin derman kapısı, çözümsüzlerin umut ışığı, sahip olmak için neler vermeyeceğimiz yeteneklerini iki saniyelik tevazu ile bir kağıt gibi buruşturup atan, güzel gönüllülerin hayran olduğu, komplekslerinin rakımı eksi olanların haset ettiği kıymetli Melih Şafak Özgür' e ileterek, ellerinden öper dedik. Tüm nezaketiyle şarkının müziğini, düzenlemesini her bir şeyini yaptı üzerine bir de seslendirdi. İşte böyle küme çalışmasıyla inanılmaz keyif alarak ortaya çıktı bu şarkı. Dinlerken keyif almanız dileğiyle...
Hipoksik
Gönülden kutluyorum sizi. İyi varsınız ve iyiki kesişmiş yollarımız. Bu muhteşem sözlere ruh katabildimse ne mutlu bana. Sizinle çalışmak büyük keyifti.
Her vakit beni can'ı gönülden cesaretlendiren güzel dostum emeğinize yüreğinize sağlık yazım harika bir dönüşüme girmiş çok kıymetlii sözlerden hislerin yansıması... Kelimelere hicret ederken insan kendisini buluyor cümle oluyor bir kez daha anladım.. Seslendirme de harika yine var olsun nightcall her zaman yanımda olduğunuzu bilmek çok güzel 🍀🍀