Müziğin Evrenselliği ve Eurovision Sahnesi: Neden Çekildik?
- Gezemeyen Yolcu

- 10 Nis
- 3 dakikada okunur
İlk kez 1956 yılında başlayan, organizasyonu Avrupa Yayın Birliği (EBU) tarafından yapılan bir yarışma programı olarak bilsek de aslında kültürel bir sunum ve tanıtım amaçlı yapılan bir yarışmadır. Çocukken ne kadar keyifle ailece toplanır, birinciyi merak ederek, tahminler yürüterek izlerdik...
Oylama sistemi ile birinci seçiliyor; hem halk hem jüri oylarıyla, ülkelerin birbirine oy vermesiyle sonuç belirleniyor. Türkiye ilk kez 1975 yılında Semiha Yankı’nın "Seninle Bir Dakika" isimli şarkısı ile katılım sağladı; lakin o yıl 19 ülke arasında 3 puan alarak sonuncu olmuştur. İlk büyük başarımızı ise 1997 yılında Şebnem Paker & Grup Etnik, "Dinle" isimli şarkı ile 3. olarak elde etti. Yıllar geçmesine rağmen hâlâ keyifle dinlenen bir şarkıdır. 2003’te Sertab Erener "Everyway That I Can" şarkısıyla birinciliği kazanmıştır. maNga’yı çok seven biri olarak, onların ikinciliği tartışma konusu olmuştu; birincilik onların hakkıydı, "Ne demek ikinci?" diye söylenen insanları hatırlıyorum. :)
2003 - 1.lik: Sertab Erener - Everyway That I Can
2010 - 2.lik: maNga - We Could Be The Same
1997 - 3.lük: Şebnem Paker & Grup Etnik - Dinle
2004 - 4.lük: Athena - For Real
2007 - 4.lük: Kenan Doğulu - Shake It Up Şekerim
2009 - 4.lük: Hadise - Düm Tek Tek
2008 - 7.lik: Mor ve Ötesi - Deli
2012 - 7.lik: Can Bonomo - Love Me Back
1986 - 9.luk: Klips ve Onlar - Halley
2000 - 10.luk: Pınar Ayhan & Grup SOS - Yorgunum Anla
Bu şarkılarla katılım sağlandı. Türkiye dışında da unutulmayan Eurovision şarkıları:
Waterloo – ABBA: Eurovision’un en ikonik şarkısı, hâlâ tüm dünyada dinleniyor.
Euphoria – Loreen: Modern Eurovision’un en başarılı şarkılarından, milyonlarca dinlenme...
Fairytale – Alexander Rybak (2009): Norveç adına kazandı, çok yüksek puan aldı.
Zitti e buoni – Måneskin (2021): Bu şarkıyla yer almışlardı, sonrasında dünya çapında ünlü oldular.
Ve Çekilme Kararı
Türkiye, Eurovision tarihinde önemli başarılara imza atmış bir ülke olmasına rağmen; oylama sistemiyle ilgili eleştiriler nedeniyle 2013 yılından itibaren yarışmaya katılmamaktadır. Buna rağmen halkın ilgisi devam etmekte ve "Türkiye yeniden yarışmaya dönecek mi?" sorusu zaman zaman gündeme gelmektedir.
Listeye baktığımızda zihnimi meşgul eden neden, Türkiye'nin yarışmaya neden yabancı dilde şarkılarla katıldığıdır. 1999 yılında dil kuralı kalkmış ve Türkiye de mesajın geniş kitlelere ulaşması, şarkı sözlerinin Avrupa ve dünya genelinde anlaşılabilmesi hedefiyle bu kararı vermiştir; bunda birincilik alan Sertab Erener’in İngilizce şarkısı da muhtemelen rol oynamıştır. Bunun yanında kendi kültür ve müziğimizin dokusunu dünyaya tanıtabilmeliydik; yarışmanın bir amacı da bu değil miydi? Özgür ve özgün bir bakış açısıyla amaca ulaşır bu yarışma, hele ki Türkçe gibi zengin bir dile sahipken bunu yapabilmeliydi; bu da bizim özeleştirimiz olsun. Sahnede ve sözlerde her ülke kendisini var etmeli, yoksa amaca hizmet etmiş olmaz.
Sevgili NightCall, Beni Kim Yazdı kitabının bir bölümünde der ki: "İnsanların aşinalık bulduğu şarkılar herkeste farklı şeylere özlemler yaratıyor olabilir; müziğin evrenselliğinin gerekçesi duyguların evrenselliğidir." "Anlamadım ama o hissi yaşadım" cümlesini çoğu kez duymuşuzdur.
Son olarak Eurovision'a genel olarak baktığımızda; sadece bir müzik yarışması olarak bakamayacağımız bir vizyona sahiptir. İnsanların, ülkelerin kültürel varlıklarını da sunduğu bir rol üstlenmiştir. Eurovision Şarkı Yarışması, yalnızca bir müzik yarışması değil, aynı zamanda farklı kültürlerin bir araya geldiği uluslararası bir sahnedir. ABBA, Céline Dion ve Måneskin gibi sanatçılar bu yarışma sayesinde dünya çapında ün kazanmıştır. Unutulmaz şarkılar ve sahne performanslarıyla Eurovision, müzik tarihinde önemli bir yer edinmeye devam etmektedir.
Benim favorime gelirsek; atmosferi ve Şebnem Paker'in o zamansız performansı nedeniyle "Dinle" her zaman yerini koruyor ama 2009 yılında Norveç'i temsil eden Alexander Rybak'dır. "Fairytale" adlı şarkısı.
Peki, senin bu listedeki favorin hangisi?
Gezemeyen Yolcu
Soruya cevap vermeyi unutmuşum. "DİNLE"
1999 sonrası gelen serbestleşme evet bize birincilik getirdi ama senin de vurguladığın gibi; "evrensellik" bazen "tektipleşmeyi" de beraberinde getirdi. Türkçe gibi fonetiği zengin bir dili o sahnede arka plana itmemiz, senin deyiminle bir nevi "kendi varlığını eksik temsil etme" durumu yaratmış.
Muhteşem bir araştırma yazısı olmuş. Devamını beklerim.