top of page

Eni Vici Vokke Ne Demek?

eni vici vokke arama sorgusu

Sitemizin, arama motorlarında hangi sorgularla görüntülendiğine bakarken, “Eni Vici Vokke ne demek” sorusuyla karşılaşınca hâlâ merak edenler varmış diyerek, bir de biz yazalım dedik.

Yıllar yıllar öncesinde, 19. yüzyılın sonlarında Paris’te Seine Nehri’nin kıyılarına ölü genç bir kızın bedeni vurmuş.  L'lnconnue de la Seine, yani "Sen (Nehri'nin) Bilinmeyen Kadını" olarak adlandırılan ve 16 yaşlarında olduğu tahmin edilen bu kızın neden boğulduğu ve kimliği belirlenememiş. O zamanlar faili meçhul cinayetlerin ve kayıpların haylice çok olduğu Paris’te sıradan bir uygulama olarak ölü bedeni sergilenmiş ancak bilen eden çıkmamış. Vücudunda herhangi bir iz de olmayınca intihar ettiği sonucuna varılmış. Güzelliğine haset eden bir yakını tarafından nehrin soğuk sularına itilmiş olma ihtimali de var ama hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Adamlar hangi biriyle uğraşsın medeni Avrupa’da, intihar demiş geçmişler.

Kızcağızın ölü yüzünü görenler belli belirsiz tebessümüyle huzurlu bir ölüm yaşadığını düşünmüşler. Hatta cesedi gören morg görevlilerinden bir tanesi ondan öylesine etkilenmiş ki, yüzüne plaster döküp kalıbını çıkarmış ve bundan bir maske yapmış. Nasıl bir etkilenmeyse, ilk seferi olmadığı belli. Etkilenip de kendine saklamamış, seri üretime geçmiş. Öyle ki maskeden üretilen kopyalar, kısa sürede Paris'teki birçok dükkânda satılmaya başlanmış. Oradan Almanya'ya sıçramış ve tüm Avrupa'ya... Kısa bir sürede "L'Inconnue", yani Bilinmeyen Kadın'ın yarım gülümsemeyle ölmüş yüzü, evlerde dekoratif bir obje olarak kullanılmaya başlanmış. Sanatçılar atölyelerine koyup, model olarak kullanmışlar. Popülaritesi öylesine artmış ki, şairler ve yazarlar, onu konu edinen şiirler, yazılar yazmışlar. Ölüm, su ve kadın... Hakkındaki gerçeklerin belirsizliğiyle her yazarın istediği her şeyi o pürüzsüz yüze yansıtabileceği baştan çıkarıcı bir kombinasyonmuş. İlham olmasının sebebini sonradan böyle anlatmış bir müze sorumlusu. Neyse ki en azından kızcağızın yüzünü ikon haline getiren bu ruh hastaları, çok yakın bir gelecekte yüzlerce değil, binlerce değil, milyonlarca insanın hayatını kurtaracak ulvi bir amaca hizmet etmesini sağlayacak popülariteyi ona kazandırmışlar.

Bilinmeyen kadından Annie’nin doğmasını sağlayan da Norveç'ten Asmund Laerdal isimli bir oyuncak üreticisi.  O güne kadar tahtadan ürettiği oyuncaklar yerine plastikten oyuncaklar üretmek istiyormuş çılgın oyuncakçımız. Bu amaçla yaptığı denemeler sonucunda, "Anne" adını verdiği, gözleri kapalı bir şekilde uyuyan, gerçek gibi görünen saçları olan bir oyuncak bebek üretmiş ve  oyuncak Norveç'te "yılın oyuncağı" bile seçilmiş. O sıralarda “Bilinmeyen Kadın“ ile bir tanışıklığı yokmuş. İlerleyen yıllarda bir grup anesteziyolog, Laerdal'in kapısını çalmış. Kaderin cilvesine bakın ki bu grubun içerisinde Peter Safar da vardmış. Safar kim peki? Baba: CPR( cardiopulmonary resuscitation)’ın , yani Türkçe tabiriyle suni teneffüs ve kalp masajı uygulamasının babası. Nefes alamayan veya kalbi durmuş kişilere yapılması gereken müdahaleleri tıp öğrencilerine öğretebilmek için oyuncak bebeklere ihtiyaç duymuşlar. Laerdal, sıradanlıktan uzak oyuncakçımız, insan boyutunda maketler üretmek için kolları sıvamış. Minyatür araba ve oyuncak bebek üretmeye alışmış bir oyuncakçı için, kalp masajı gibi karmaşık bir işlemi güvenilir bir şekilde gösterebilen, gerçekçi ve işlevsel bir manken yapmak zormuş (Hadi ordan, Laerdal’dan söz ediyoruz). Vücut kısmını çok zorlanmadan halletmiş (adamım ya); ancak yüze gelince orada bir durmuş. Ölmekte olan biri ama eğitim görecek insanları çok da korkutmak istemiyormuş. Yüz hakkında düşünürken, kayınvalidesinin evindeki duvarda asılı olan maske aklına gelmiş (ruh hastalarının işe yaradığı kısım). Laerdal, maketin yüzünü onun yüzüne benzetmiş, kendi yaptığı bebeğin ismini de koymuş (hakkıdır tabi): Anne. Maketin bir kadın olması önemliymiş, çünkü 1960'larda çoğu erkek olan öğrencilerin, erkek bir maketin dudaklarına dokunmak istemeyeceğinden endişe ediyormuş (konudan fazla sapmamak adına yorumlarımı yazmıyorum, siz yazın).

Resusci Anne adı verilen bu maket

Nihayet Resusci Anne adı verilen bu maket, kısa sürede piyasayı alt üst etmiş. Hatta tarihte üretilmiş en başarılı hasta simülatörü olma unvanına erişmiş. Başka bir unvana daha erişmiş: The “most kissed” face of all time. Görüyorsunuz sadece şekil değiştiriyorlar, yüzyıl fark etmiyor.



Hikâyenin ne kadarı doğrudur bilinmez, lakin bundan sonrasında doğrularla ilerliyoruz.

Anne ya da sonradan kullanılan ismiyle Annie isimli bu maket üzerinde eğitim gören uzmanlar sayesinde bugüne kadar belki de yüz milyonlarca insanın hayatının kurtulduğu düşünülüyor deyip yavaş yavaş sadede gelmeye başlayalım.

CPR’a başlamadan önce kişiye adıyla seslenilerek “İyi misin?” diye sorulur. Bu uygulama, kişinin bilincinin açık olup olmadığını kontrol etmek için yapılan standart bir prosedürdür. Eee maketimizin ismi Annie olunca yıllar boyunca bilmem kaç milyon ya da milyar kere “Annie, iyi misin?” diye soruluyor. İngilizcesi işte: Annie, are you okay?

Micheal Jackson (anti parantezler yeter mi be sana adam), katıldığı ilk yardım kursunda bizzat kendi mi duydu, biri mi bahsetti, bir videoda mı gördü bilinmez; “Annie, are you okay?” cümlesinden ilhamla Smooth Criminal şarkısını yapar ve tam 42 kez “Annie, are you okay?” diye sorar. Şarkıyı biliyorsanız Annie’nin pek de “ok” olmadığı da âşikârdır.

Smooth Criminal klibinden efsanevi anti-kütleçekimi hareketi
Smooth Criminal klibinden efsanevi anti-kütleçekimi hareketi

MJ Annie’ye iyi misin diye sorar da biz onun o imza vokaliyle söylediği şeyi nasıl anlarız? Bir de aratırız, eni vici vokke ne demek diye.

Hikâyeyi bilmeyenler için öğrenmeye açık dimağınıza iki katkım olmuştur diye düşünüyorum, bilenlere de hatırlattık detaylandırarak hem de.

Yaptığım araştırmalar sonucunda ilginç bir bilgiye daha ulaştım. Öyle de uzun uzadıya araştırmadım, yalan yok, hikâyeyi biliyordum birkaç bir yere baktım işte. İlginç bilgi de şu, Smooth Criminal'ın temposu, aslında kalp masajı sırasında uygulamanız gereken göğüs kompresyonlarının (basılarının) hızıyla örtüşmekteymiş. Yine de siz kalp masajı yapmanız gereken bir durumda eni vici vokke diye ritim tutmayın derim.


Hipoksik

Yorumlar


bottom of page