top of page

Bul Beni

Keyifsiz bir gündü. İçimde hafif hüzün ve biraz da isyankârlık vardı.

O gün bir şarkı yazmak gibi bir niyetim yoktu. Belki sıkıntılı hâlimi dağıtmak içindi; kafamda dönen bir melodiyi mırıldanıyordum. Bu mırıltıları Suno'ya yükledim. Amacım enstrümental çalışmaktı. NightCall kanalım için yeni bir müzik olabilir diye düşünüyordum. Bir kaç deneme yaptım. Son denememde ilginç bir şey oldu.

Suno, daha önce yaptığım şarkılarımdan heceler devşirerek anlamı olmayan ve benim sesimle sözler eklemişti enstrümental parçaya. Hiç bilmediğim bir dilde söylenen bir şarkı gibi dinliyordum. Söylenen tek kelimeyi bile anlamıyordum ama nedense şarkının yarattığı histen kopamıyordum. Sanki o keyifsiz hâlime tercümandı o anlamsız sözler.

Şarkıyı defalarca dinledim. İkinci günün ardından anlamsız söylenen kısımların üzerine oturacak sözler yazarken buldum kendimi.

Dünyada yeri olmayan bir dile kendi cümlelerimi bıraktım.

Bana bir gel de

Gözlerinde dargınlık olmasın,

Gül derim

Senin aşkınla

Kara kışlardan geçerim de

Bahar derim

Ben kendimi sende buldum

Sendedir deva

Ben kendimi unuttum

Sende mi yâr?

Senle bir başka hayat her deminde

Yazılmış bir bakışta

Ah, çoktan aşk

Gönlümde kayboluşta

Bulsan derim

"Ben kendimi sende buldum / Ben kendimi unuttum."

Kaybolmak ve bulunmak...

Belki de "Bul Beni"nin böyle doğması gerekiyordu. Bir yapay zekânın kendi sesimden ürettiği bilinmeyen bir dil bana kendimi anlatmanın yolunu gösterdi.

Bazen bir şarkının ne anlatacağını siz belirlemezsiniz. Şarkı önce kendi bulur.

Melih Şafak Özgür



Yorumlar


bottom of page