top of page

Beni Kim Yazdı Üzerine

  • Yazarın fotoğrafı: Rune
    Rune
  • 6 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 22 Ara 2025

Beni Kim Yazdı Üzerine | İnceleme


Beni Kim Yazdı

Sevgili ‘Nightcall’un ikinci kitabı çıktı:

Beni Kim Yazdı


Fabl’da genelde hayvanlar konuşur; fakat ‘Nightcall’un dünyasında her şey dile gelmiş: kül tablası, binalar, fotoğraf, klavye, Word ekranı, beynin kıvrımları, karıncalar, bilinçaltı, ilham perileri, gamlı baykuş…  Tüm bunlar tek kişilik kocaman bir oyunun kapısını aralıyor ve okuru içeri çekerek gerçeklik kavramını yeniden sorgulatıyor. 


Rüyadan hiç uyanmasak rüyanın gerçek olmadığını kim bilebilir? Bu yüzden kendine hep “Uyan!” telkini yapan bir anlatıcıyla karşılaşıyoruz. Aslında uyanık bir farkındalık hali onunkisi. “Bazı uyanışlar, aslında hiç hatırlanmayan bir rüyanın içinde gizlidir” derken, zihninde yarattığı rüya ile gerçek arasındaki yolculuklarda bize Alice harikalar diyarındayı anımsatsa da, zamanın sürekli büküldüğü hikayeleriyle daha çok Alice solucan deliğinde dedirtiyor. 


O’nun konu bulmasına hiç gerek yok; içsel dönüşümünü dışarıdaki her eşyaya can vererek aktarıyor. Zaten öyle de değil midir? Etrafımızdaki her şeye bir değer biçip, bir anlam yüklemiyor muyuz? Bazen yatmayan saçımızla konuşur, bazen çakmayan çakmağa kızar, bazen de ufacık eşyalara kimden geldiğine ya da alırkenki duygularımıza göre anlam yükleriz. ‘Nightcall ise bunu bir üst seviyeye taşıyıp adeta bir  monodramaya çevirmiş. Duygu geçişlerini o kadar güzel betimliyor ki, kendimizi o karmaşık ama bir o kadar da düşündürücü, sisli, süslü tiyatro sahnesinin tam ortasında buluveriyoruz.


Aslında bence bu kitap, gölgeyle bir iç savaş ve sonrasında gelen bir anlaşmanın hikayesi. Gölge benliğimizle anlaşmak bir kabulü gerektirir ki bunu zaten kitabın yazar notunda da görüyoruz. ‘Nightcall Nickindeki  tırnak işareti için şöyle diyor:


“Tırnağın kapanmaması bir başkaldırı değil, sadece bir kabul. Tam olmuyorum; olmam da gerekmiyor” 


Bu cümlesinde bile tamamlanmış bir bütünün huzuru var. Çünkü bütün olmak mükemmel olmak demek değildir! Eksikliklerimiz, hatalarımız, geçmiş ve geleceğimizle farkındalıklı bir var olma halidir. Yazar, bu var olma döngüsünü bunaltmadan, okura düşündürerek yaşatıyor. 


Kitap, belki bazı okuyanlara karamsar gelebilir; ama karanlığının içine her zaman yaktığı ışıkla ortamı aydınlatmayı başarıyor. Bunu, her hikayeye güzel bir söz bırakarak yapıyor. 


“Neyi olmaz kılıyorsak o kadar kayboluyoruz olacaklar içinde…”


“Olmayanı Sevdim” şarkısının hikayesindeki söz gibi.. İsmi de çok anlamlı! Olmayanı sevdim. Çoğumuzun yaptığı değil midir olmayanların arayışı? Olan ceptedir ama olmayan hep özendiğimizdir. Olmayan tüm anlarımız, bir özlemdir. Gün gelir olanla olmayan barış yapar, el sıkışır. İşte bu söz tam da o hali anlatıyor. Umuyorum o gün hepimiz için biran evvel gelir. 


Daha fazla uzatarak kitabı alacakların hevesini kaçırmak istemem. Senin dünyanda olup sorularına eşlik etmek çok güzeldi…


“Bazen eski yerler, eski insanlar, insana kendini daha az yabancı hissettirir” diyorsun ya ‘Nightcall… Bu kitap da okurunu uzun zamandır karşılaşmadığı o tanıdık yüzle buluşturuyor. Belki de kendi yüzüyle…


Bol bol okunsun çokça anlaşılsın.

Kaleminin ucu hep açık ve yüreğin hep ferah kalsın.


Sevgilerimle

05.12.2025-Rune


Kitabının “Teşekkürler” kısmında adımı anma nezaketin için de ayrıca en içten sevgilerimi sunuyorum.





1 Yorum


Yazdıkların anlaşıldığımı hissettirmekle kalmadı dayanabileceğim kocaman bir omuz oldu. Hikâyelerimin ardındaki dağınıklığı öyle topladın ki bana “anlat” deseler kendi yazdıklarımı bu kadar vurucu anlatamazdım. Kitabın niyetini ve yazarının amacını bu denli derinden irdeleyip düşüncelerini bir yazar eliyle işlemen beni ihya etti. Mutluluğum tarifsiz. Kalpten sonsuz teşekkür ediyorum.

Düzenlendi
Beğen
bottom of page